Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku

Sınır Dışı Kararına İtiraz: Deport Kararına Karşı Dava Yolu

08 Kasım 2026 29 dk okuma Av. Tolunay Günay Av. Tolunay Günay
Okumaya Devam Et
Sınır Dışı Kararına İtiraz: Deport Kararına Karşı Dava Yolu

Oturma izninin süresi birkaç hafta önce dolmuş bir yabancı, Mersin'de bir kimlik kontrolünde il göç idaresine götürülüyor. Birkaç saat sonra önüne üzerinde "sınır dışı etme kararı" yazan bir belge ve imza için bir tebliğ tutanağı konuyor. O imzanın tarihi, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun (YUKK) 53. maddesindeki yedi günlük dava süresini başlatır. Bu süre içinde idare mahkemesine dava açılmazsa karar uygulanabilir hâle gelir ve yabancı sınır dışı edilebilir.

Yakınlar, sınır dışı kararına itiraz denince göç idaresine bir dilekçe vermenin yeterli olduğunu düşünebilir. Kanun ise valiliğe itiraz değil, idare mahkemesine başvuru öngörür; valiliğe yalnızca davanın açıldığı bildirilir. Aynı gün imzaya sunulabilecek, ülkeye dönmeyi kabul eden beyanlar da ayrı bir risk taşır, çünkü kanun yabancının rızasını saklı tutar. Geri gönderme merkezinde tutulan biri için dava açmak tek başına çıkış sağlamaz; idari gözetimin başka bir mercii ve başka bir usulü vardır.

Maddenin bugünkü metni, 30 Kasım 2024'te yürürlüğe giren 7533 sayılı Kanun'la son hâlini aldı ve yeni usul bu tarihten sonra açılan davalara uygulanıyor. Aşağıda yedi günlük sürenin nasıl sayıldığı, davanın sınır dışı işlemini nasıl durdurduğu, mahkemenin karar süresi, idari gözetim ve giriş yasağına karşı ayrı yollar ile mahkeme davayı reddederse elde kalan başvurular ele alınıyor.

Sınır Dışı Kararına İtiraz Nereye ve Kaç Gün İçinde Yapılır?

Sınır dışı etme kararına karşı başvuru yolu, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine açılan davadır (YUKK m.53/3). Davayı yabancının kendisi, yasal temsilcisi ya da avukatı açabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir; idare bu bildirimle davadan haberdar olur ve sınır dışı işlemini durdurur.

Sınır dışı kararına karşı tebliğden mahkeme kararına kadar dava yolunu gösteren akış şeması
Sınır dışı kararına karşı tebliğden mahkeme kararına kadar dava yolunu gösteren akış şeması

Kararı alan makam valiliktir. YUKK m.53/1'e göre sınır dışı etme kararı, Göç İdaresinin talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır. Uygulama yönetmeliği bu valiliği, yabancının yakalandığı, işlem gördüğü veya tespit edildiği ildeki valilik olarak belirler. Yönetmeliğe göre karara esas değerlendirmeyi il göç idaresi müdürlüğü yapar; davada davalı taraf ise kararı veren valiliktir.

YUKK sınır dışı davası için ayrı bir yetki kuralı koymaz. Bu durumda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 32. maddesinin birinci fıkrası uygulanır: yetkili mahkeme, dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. İdari yargıda yetki kamu düzenindendir (İYUK m.32/2). Yabancı karardan sonra başka bir ildeki geri gönderme merkezine nakledilmiş olabilir; uygulama yönetmeliği aynı sebepten ikinci bir karar alınmayacağını ve ilk kararın esas alınacağını düzenler. Dava da bu ilk kararı veren valiliğe karşı açılır.

Dava dilekçesi hangi mahkemeye verilebilir?

Sınır dışı kararına itiraz için hazırlanan dava dilekçesi, yetkili mahkemeye gönderilmek üzere başka bir idare mahkemesine de verilebilir. İYUK m.4'e göre dilekçeler ait olduğu mahkemeye veya ona gönderilmek üzere herhangi bir idare mahkemesi başkanlığına, idare mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk hâkimliğine, yurt dışında ise Türk konsolosluklarına verilebilir.

Geri gönderme merkezinde bulunan yabancının idareye verdiği dava dilekçesinin yetkili idare mahkemesine derhâl ulaştırılacağı uygulama yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Ancak dilekçenin idareye verildiği günün mahkemeye başvuru tarihi sayılıp sayılmayacağı kanunda açıkça yazmaz. Yedi günlük süre çok kısa olduğundan, dilekçenin bir yakın veya vekil aracılığıyla doğrudan bir idare mahkemesine verilmesi ve alındı belgesinin saklanması riski azaltır.

Yedi günlük dava süresi nasıl hesaplanır?

Yedi günlük dava süresi, kararın tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren işlemeye başlar (İYUK m.8/1). Cumartesi, pazar ve resmî tatiller süreye dahildir; yedinci gün bir tatile denk gelirse süre, izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar (İYUK m.8/2). Süre kararın düzenlendiği günden değil, yabancıya, yasal temsilcisine veya avukatına tebliğ edildiği günden hesaplanır.

İki örnek sayımı somutlaştırır. Karar 16 Kasım 2026 Pazartesi günü tebliğ edildiyse sayım 17 Kasım Salı başlar ve yedinci gün olan 23 Kasım 2026 Pazartesi günü süre sona erer. Karar 25 Aralık 2026 Cuma günü tebliğ edildiyse yedinci gün 1 Ocak 2027 Cuma'ya, yani yılbaşı tatiline düşer; ardından hafta sonu geldiği için son gün 4 Ocak 2027 Pazartesi olur. Bu ikinci hesap kanuna uygundur, ama tatil uzamasına güvenip son güne kalmak yerine davayı 31 Aralık 2026 Perşembe'ye kadar açmak sorun çıkarmaz.

Tebliğ tarihi, imzalanan tutanaktaki tarihtir. Tutanağın bir örneği alınmamışsa ya da tarih okunmuyorsa, bu bilgi il göç idaresinden yazılı olarak istenir; dilekçede kararın yazılı bildirim tarihinin gösterilmesi de İYUK m.3/2 gereği zorunludur. Kararın kendisi hiç tebliğ edilmemişse yedi günlük süre de işlemeye başlamaz, çünkü kanun süreyi tebliğe bağlar.

Adli tatil yedi günlük süreyi uzatır mı?

Adli tatil, idari yargıda "çalışmaya ara verme" adını taşır ve her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasındadır (İYUK m.61/1). İYUK m.8/3, bu kanunda yazılı sürelerin bitimi ara verme dönemine rastlarsa sürenin ara vermenin bittiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzayacağını söyler. Sınır dışı davasındaki yedi gün ise İYUK'ta değil, YUKK'ta yazılıdır.

Hüküm yalnız "Bu Kanunda yazılı" sürelerden söz ettiği için YUKK'taki yedi günlük sürenin ara verme döneminde uzayacağına güvenilemez; kanunda bu uzamayı özel kanun sürelerine taşıyan bir hüküm yoktur. İYUK m.62 ise ara verme süresinde nöbetçi mahkemenin "kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işler"e bakacağını düzenler; kanunen on beş gün içinde sonuçlandırılması gereken sınır dışı davaları bu tanıma uyar. Ayrıca yargı çevresindeki bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan ve tek idare mahkemesi olan yerler ara vermeden yararlanamaz.

Pratikte güvenli yol, süre ara verme dönemine denk gelse bile davayı tebliğden itibaren yedi gün içinde nöbetçi idare mahkemesine açmaktır. Böylece uzamanın uygulanıp uygulanmayacağı sorusu hiç gündeme gelmez.

Dava Açılınca Sınır Dışı İşlemi Durur mu?

Sınır dışı etme kararına karşı dava açılması, sınır dışı işlemini kendiliğinden durdurur. YUKK m.53/3'ün son cümlesine göre yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde ve yargı yoluna başvurulmuşsa yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Bu nedenle ayrıca yürütmeyi durdurma kararı beklemek gerekmez.

Bu kural idari yargının genel ilkesinin tersidir. İYUK m.27/1'e göre Danıştay'da veya idare mahkemelerinde dava açılması, dava edilen işlemin yürütülmesini durdurmaz. Sınır dışı kararında ise özel kanun durdurucu etkiyi doğrudan tanır. Uygulama yönetmeliği de idarenin, yargı yoluna gidildiği bilgisini edindiği andan itibaren sınır dışı işlemini durduracağını düzenler. Bu yüzden davanın açıldığını gösteren belge (dilekçenin alındı örneği veya UYAP esas numarası) vakit kaybetmeden il göç idaresine ya da geri gönderme merkezine iletilir.

Durdurucu etki bugün herkes için geçerlidir, ama her zaman böyle değildi. 29 Ekim 2016'da yürürlüğe giren 676 sayılı KHK, terör örgütü bağlantısı ve kamu düzeni gibi bentler kapsamındaki yabancıları bu korumanın dışında bırakmıştı; hüküm sonradan 7070 sayılı Kanun'la kanunlaştı. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Y.T. başvurusunda (B. No: 2016/22418, 30/5/2019) idare mahkemesindeki davanın sonucu beklenirken sınır dışı edilme riskini ortadan kaldıran bir güvence bulunmadığını tespit etti. Mahkeme, Anayasa m.17 ile bağlantılı olarak Anayasa m.40'ta güvence altına alınan etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verdi, ihlalin kanun değişikliğinden kaynaklandığını belirtti ve pilot karar usulünü uyguladı. Anayasa Mahkemesinin kararı 9 Temmuz 2019 tarihli ve 30826 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.

Ardından 7196 sayılı Kanun'un 75. maddesi (Resmî Gazete 24/12/2019, sayı 30988) istisna ibaresini metinden çıkardı ve dava açma süresini on beş günden yedi güne indirdi. Bugün terör örgütü bağlantısı ya da kamu güvenliği gerekçesiyle alınan kararlarda da dava, sınır dışı işlemini durdurur.

Ülkeye dönmeyi kabul eden bir belge imzalamak davayı nasıl etkiler?

Ülkeye dönmeyi kabul ettiğini gösteren bir belgeyi imzalamak, YUKK m.53/3'teki "yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla" ibaresi nedeniyle dava süresince sınır dışı edilmeme güvencesini zayıflatabilir. Kanun bu rızanın biçimini ayrıca düzenlemez. Uygulama yönetmeliği de idari gözetim altındayken gönüllü geri dönüş talebinde bulunan yabancının, seyahatine engel bir durum yoksa Kanunun 53. maddesindeki süreye bağlı kalınmadan doğrudan ülkesine veya istediği üçüncü ülkeye gönderilebileceğini düzenler. Bu yüzden imza için önüne konulan her belgenin içeriği, imzadan önce yabancının anladığı bir dilde öğrenilmelidir.

Dönmek isteyen yabancı için kanun ayrı bir imkân da tanır: YUKK m.60/A uyarınca hakkında sınır dışı etme kararı alınmış ve menşe ülkesine gönüllü olarak dönmek isteyen düzensiz göçmenlere ayni veya nakdi destek sağlanabilir. Tebliğ tutanağındaki imza ise kararın tebliğ edildiğini gösterir; kararın kabul edildiği anlamına gelmez ve dava hakkını ortadan kaldırmaz.

YUKK m.53/2 kararın gerekçesiyle birlikte tebliğ edilmesini ve avukatı olmayan yabancının kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilmesini zorunlu tutar. Gerekçesiz bir karar tebliğ edilmişse ya da bu bilgilendirme yapılmamışsa, bu durum dava dilekçesinde ayrıca belirtilir.

Hangi Yabancılar İçin Sınır Dışı Kararı Alınır?

Sınır dışı etme kararı alınacak yabancılar YUKK m.54/1'de on dört bent hâlinde sayılır. Günlük hayatta karşılaşılabilecek olanlar arasında vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşmak, ikamet izni süresini kabul edilebilir gerekçe olmadan on günden fazla ihlal etmek, ikamet izninin iptal edilmesi ve çalışma izni olmadan çalışmaktır. Kararın hangi bende dayandığı, davada neyin tartışılacağını belirler.

Bentlerin tamamı şöyledir:

  • a) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59. maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler
  • b) Terör örgütü veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi ya da destekleyicisi olanlar
  • c) Giriş, vize ve ikamet işlemlerinde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar
  • ç) Türkiye'de geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar
  • d) Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar
  • e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler
  • f) İkamet izni iptal edilenler
  • g) İkamet izni süresini, sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan on günden fazla ihlal edenler
  • ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler
  • h) Yasal giriş veya çıkış hükümlerini ihlal edenler ya da ihlale teşebbüs edenler
  • ı) Giriş yasağına rağmen Türkiye'ye geldiği tespit edilenler
  • i) Uluslararası koruma başvurusu reddedilen veya statüsü sona erenlerden Türkiye'de kalma hakkı bulunmayanlar
  • j) İkamet izni uzatma başvurusu reddedilip on gün içinde çıkış yapmayanlar
  • k) Uluslararası kurum ve kuruluşlarca tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler

Bende göre dava stratejisi değişir. On günlük ihlal sınırına dayanan bir kararda tarihlerin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı ve "kabul edilebilir gerekçe" olup olmadığı tartışılır. Kamu düzeni veya güvenlik gerekçeli kararlarda ise idarenin hangi somut bilgiye dayandığı sorulur. İdare mahkemesi bakmakta olduğu davaya ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar ve gerekli belgeleri taraflardan isteyebilir (İYUK m.20/1); dilekçede kararın dayanağı olan belgelerin dosyaya getirtilmesi açıkça talep edilir.

İkamet izninin iptali (m.54/1-f), sınır dışı kararından önce alınan ayrı bir işlemdir. YUKK m.25/1, ikamet izninin reddi, uzatılmaması veya iptali sırasında yabancının Türkiye'deki aile bağlarının, ikamet süresinin, menşe ülkedeki durumunun ve çocuğun yüksek yararının göz önünde bulundurulacağını düzenler. Bu unsurların değerlendirilmediği bir iptal kararı, ona dayanan sınır dışı kararının da tartışılmasına zemin hazırlar.

Kimler hakkında sınır dışı kararı alınamaz?

Sınır dışı etme kararı alınmayacak yabancılar YUKK m.55/1'de beş bent hâlinde sayılır: gönderileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye veya insanlık dışı muameleye maruz kalacağına dair ciddi emare bulunanlar, sağlık, yaş ve hamilelik nedeniyle seyahati riskli görülenler, hayati tehlike arz eden hastalığının tedavisi sürerken gideceği ülkede tedavi imkânı olmayanlar, mağdur destek sürecindeki insan ticareti mağdurları ve tedavileri tamamlanıncaya kadar şiddet mağdurları.

Bu istisnalar, m.55/1'in açık ifadesiyle m.54 kapsamındaki kişiler için de geçerlidir ve değerlendirme herkes için ayrı yapılır (m.55/2). YUKK m.4 de kanun kapsamındaki hiç kimsenin işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı muameleye tabi tutulacağı veya hayatının ya da hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemeyeceğini düzenler. Uygulama yönetmeliğine göre karar alındıktan sonra yabancının ciddi sağlık sorunu, yaş, hamilelik veya hayati tedavi gereksinimi (m.55/1-b ve c) anlaşılırsa karar uygulanmaz ve insani ikamet izni verilir; gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence veya kötü muamele riski (m.55/1-a) anlaşılırsa önce üçüncü bir ülkeye gönderme ihtimali değerlendirilir, bu da mümkün değilse aynı sonuç doğar. YUKK m.46/1-c de m.55 uyarınca sınır dışı kararı alınmayan yabancıya insani ikamet izni verilebileceğini öngörür.

Bu engellerin davada ileri sürülmesi belgeyle desteklenir: hastane raporu, tedavi süreci, hamilelik belgesi ya da menşe ülkedeki riski gösteren somut bilgiler. Türk vatandaşıyla evli olmak veya Türkiye'de çocuk sahibi olmak m.55'te sayılmaz. Ancak aile hayatına saygı hakkı (Anayasa m.20, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.8) ve ikamet işlemlerinde aile bağlarını gözeten m.25/1 dilekçede dayanak olarak kullanılabilir.

Sınır Dışı Kararının İptali İçin Dava Dilekçesinde Neler Yer Alır?

Sınır dışı kararının iptali için verilen dava dilekçesi, İYUK m.3/2'deki unsurları taşır: tarafların ve varsa vekilin ad ve adresleri, davanın konusu ve sebepleri, dayanılan deliller ve dava konusu kararın yazılı bildirim tarihi. Dilekçe idare mahkemesi başkanlığına hitaben yazılır ve imzalanır. Kararın bir örneği ile tebliğ tutanağı dilekçeye eklenir.

İçerik bakımından dilekçede üç soru cevaplanır. Kararın dayandığı m.54 bendi olayda gerçekleşmiş mi? Gerçekleşmişse m.55'teki engellerden biri veya m.4'teki geri gönderme yasağı var mı? Karar usulüne uygun, gerekçeli ve doğru kişiye tebliğ edilmiş mi? Bunların yanında aile durumu, Türkiye'deki ikamet süresi, çalışma ve eğitim bilgileri belgeleriyle eklenir.

Dilekçedeki adres, davanın kaderini etkileyebilir. YUKK m.53/3 uyarınca davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamazsa İYUK m.26/3'teki süre bu davalarda bir yıl değil iki ay olarak uygulanır. Yani dosya işlemden kaldırılır; iki ay içinde yeni adres bildirilip dosyanın yeniden işleme konulması istenmezse dava açılmamış sayılır. Geri gönderme merkezinden çıkan ya da adresi değişen bir yabancı için ulaşılabilir bir adres, örneğin vekilin adresi, dilekçede açıkça yazılır.

İkamet ve çalışma izni ile vatandaşlık başvurularının genel çerçevesi yabancılar ve vatandaşlık hukuku sayfasında yer alıyor; sınır dışı kararı bu başvuruların birçoğunu doğrudan etkiler.

İdare Mahkemesi Ne Kadar Sürede Karar Verir, Karar Kesin mi?

İdare mahkemesi sınır dışı davasını, dosyanın tekemmülünden itibaren on beş gün içinde sonuçlandırır ve bu karar kesindir (YUKK m.53/3). Dosya, idarenin savunmasının gelmesiyle veya savunma süresinin geçmesiyle tekemmül etmiş sayılır. Ara karar ya da duruşma gerekiyorsa on beş gün bunların tamamlanmasından itibaren işler. Duruşma yapılması mahkemenin takdirindedir.

Bu düzen 7533 sayılı Kanun'un 36. maddesiyle kuruldu. Kanun 21 Kasım 2024'te kabul edildi ve 30 Kasım 2024 tarihli, 32738 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Önceki metinde yalnızca "Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır" deniyordu ve sürenin başlangıcı belirtilmemişti. Aynı Kanun'la eklenen YUKK geçici m.3'e göre yeni hükümler, yürürlük tarihinden sonra açılan davalara uygulanır. Bugün açılan her dava bu kapsamdadır.

On beş günlük süre dava açıldığı günden değil, dosya tamamlandıktan sonra işlediği için toplam bekleme süresi idarenin savunmayı ne zaman verdiğine ve mahkemenin ara karar kurup kurmadığına bağlıdır. Bu bekleme boyunca durdurucu etki devam eder.

Kararın kesin olması, istinaf ve temyiz yolunun kapalı olduğu anlamına gelir. İYUK m.51 Danıştay Başsavcısına kesin kararlar hakkında kanun yararına temyiz yetkisi verir; ancak bu yol kişi tarafından işletilemez ve bozma kararı önceden kesinleşmiş kararın hukuki sonuçlarını kaldırmaz (m.51/2). Davanın reddinden sonra elde kalan yollar aşağıda ayrıca anlatılıyor.

Geri Gönderme Merkezinden Çıkmak İçin Hangi Yola Başvurulur?

Geri gönderme merkezinden çıkmak için başvurulacak yol, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurudur (YUKK m.57/6). Başvuru idari gözetimi durdurmaz; sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir. Kanun bu başvuru için ayrı bir süre öngörmez; gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden başvurulabilir.

İdari gözetim, sınır dışı etme kararından ayrı bir karardır. YUKK m.57/2'ye göre kaçma ve kaybolma riski bulunan, giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kendisine tanınan sürede mazeretsiz olarak çıkmayan veya kamu düzeni, güvenliği ya da sağlığı açısından tehdit oluşturan yabancılar hakkında valilik idari gözetim kararı alır ya da gözetime alternatif yükümlülükler getirir. Gözetim kararı alınan yabancı, yakalamayı yapan kolluk birimince kırk sekiz saat içinde geri gönderme merkezine götürülür.

Sınır dışı davası ile gözetim başvurusu birbirinin yerine geçmez. Uygulama yönetmeliğine göre yalnızca sınır dışı kararına karşı dava açılması idari gözetimi durdurmaz; sulh ceza hâkimliğine başvurulması da tek başına sınır dışı işlemini durdurmaz. Geri gönderme merkezindeki bir yabancı için iki başvurunun birlikte yapılması gerekebilir.

İdari gözetim en fazla ne kadar sürer?

Geri gönderme merkezindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez (YUKK m.57/3). Sınır dışı işlemleri yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belge vermemesi nedeniyle tamamlanamazsa bu süre en fazla altı ay daha uzatılabilir. Valilik gözetimin devamında zaruret olup olmadığını her ay değerlendirir; zaruret yoksa gözetim derhâl sonlandırılır (m.57/4).

Gözetim sonlandırılan yabancıya YUKK m.57/A uyarınca alternatif yükümlülükler getirilir: belirli adreste ikamet, bildirimde bulunma, aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, kamu yararına hizmette gönüllü görev, teminat ve elektronik izleme. Bu yükümlülüklerin toplam süresi yirmi dört ayı geçemez. Elektronik izleme kararına karşı da sulh ceza hâkimine başvurulabilir; hâkim beş gün içinde karar verir ve kararı kesindir (m.57/A-5).

Gözetim kararı, uzatma kararı ve aylık değerlendirmelerin sonuçları gerekçesiyle tebliğ edilir (m.57/5). Avukatlık ücretini karşılayamayan yabancıya, talep etmesi hâlinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır (m.57/7). Geri gönderme merkezinde yabancının avukatına, notere, yakınlarına ve telefona erişme imkânı sağlanır (m.59/1-b).

Sınır Dışı Kararından Sonra Ülkeyi Terk İçin Kaç Gün Verilir?

Sınır dışı kararından sonra ülkeyi terk için verilen süre, kararda belirtilmek kaydıyla on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadardır (YUKK m.56/1). Bu süre kaçma ve kaybolma riski bulunanlara, yasal giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara ve kamu düzeni, güvenliği ya da sağlığı açısından tehdit oluşturanlara tanınmaz.

Süre tanınan kişiye harca tabi olmayan bir Çıkış İzin Belgesi verilir; vize ve ikamet harçları ile cezalarına ilişkin yükümlülükler ise saklıdır (m.56/2). Terke davet, dava hakkını ortadan kaldırmaz: yedi günlük dava süresi yine tebliğden itibaren işler. Tanınan sürede kabul edilebilir bir mazereti olmadan çıkmayan yabancı hakkında ise idari gözetim kararı alınabilir (m.57/2).

Süresi içinde ülkeyi terk etmenin bir faydası da giriş yasağıyla ilgilidir. YUKK m.9/5'e göre Türkiye'yi terke davet edilip süresi içinde terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir. Hüküm "alınmayabilir" dediği için idareye takdir yetkisi tanır; yasak hiç konmayacak diye bir güvence vermez.

Giriş Yasağı Ayrı Bir Karar mı, Nasıl Kaldırılır?

Giriş yasağı, sınır dışı etme kararından ayrı bir idari işlemdir. YUKK m.9/2'ye göre Türkiye'den sınır dışı edilen yabancıların girişi Göç İdaresi veya valilikler tarafından yasaklanır. Yasağın süresi en fazla beş yıldır; kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunursa bu süre en fazla on yıl daha artırılabilir (m.9/3).

Dava süresi bakımından fark önemlidir. YUKK m.53'teki yedi günlük süre ve kesinlik kuralı yalnızca sınır dışı etme kararı için yazılmıştır. Giriş yasağına karşı açılacak dava için YUKK özel bir süre öngörmez; bu durumda İYUK m.7'deki genel kural uygulanır ve dava, yazılı bildirimden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde açılır. Giriş yasağı yurt dışındayken öğrenilmişse, dilekçe İYUK m.4 uyarınca Türk konsolosluğuna da verilebilir. Bu davada idare mahkemesinin kararına karşı, tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir (İYUK m.45/1). Bölge idare mahkemesinin kararı kesindir; 7589 sayılı Kanun'la eklenen İYUK m.46/2-d, YUKK'nın uygulanmasından kaynaklanan davalarda kaldırma üzerine yeniden karar verilse bile temyiz yolunu kapatır.

Yasağın kaldırılması için idari yol da vardır. Göç İdaresi giriş yasağını kaldırabilir veya yasak saklı kalmak kaydıyla yabancının belirli bir süre Türkiye'ye girişine izin verebilir (m.9/6). Bu talebin reddi de dava konusu edilebilen bir işlemdir. Vize veya ikamet süresi dolduktan sonra, durumu yetkili makamlarca tespit edilmeden önce çıkmak için valiliğe başvuran ve idari para cezasını ödeyen yabancılar hakkında, ihlal süresi Bakanlıkça belirlenen sınırları aşmıyorsa giriş yasağı alınmayabilir (m.9/4). Sınır dışı masrafları devlet tarafından karşılanmış ve geri ödenmemişse, giriş yasağının kalkması tek başına yetmeyebilir; YUKK m.60/3-ç'ye göre masraflar ödenmedikçe girişe izin verilmeyebilir.

Sınır Dışı Sürecindeki Kararlar ve Başvuru Süreleri

Sınır dışı kararına itiraz, sürecin yalnızca bir parçasıdır; aynı kişi hakkında birden fazla karar alınabilir ve her birinin mercii, süresi ve sonucu farklıdır. Aşağıdaki tablo bu yolları yan yana gösterir.

Sınır dışı, idari gözetim ve giriş yasağı kararlarına karşı başvuru yerleri ve süreleri tablosu
Sınır dışı, idari gözetim ve giriş yasağı kararlarına karşı başvuru yerleri ve süreleri tablosu
KararBaşvuru yeriBaşvuru süresiKarar süresi ve kesinlikSınır dışı işlemine etkisi
Sınır dışı etme kararıİdare mahkemesiTebliğden itibaren 7 gün (YUKK m.53/3)Dosyanın tekemmülünden itibaren 15 gün; karar kesinRıza saklı kalmak kaydıyla dava süresince ve yargılama boyunca sınır dışı edilmez
İdari gözetim kararıSulh ceza hâkimliğiKanunda ayrı süre yok; şartlar değişince yeniden başvurulabilir (YUKK m.57/6)5 gün; karar kesinBaşvuru gözetimi de sınır dışı işlemini de tek başına durdurmaz
Elektronik izleme yükümlülüğüSulh ceza hâkimliğiKanunda ayrı süre yok (YUKK m.57/A-5)5 gün; karar kesinBaşvuru yükümlülüğü durdurmaz
Giriş yasağıİdare mahkemesiYazılı bildirimden itibaren 60 gün (İYUK m.7)Özel karar süresi yok; tebliğden itibaren 30 gün içinde istinaf (İYUK m.45/1), bölge idare mahkemesi kararı kesinDava açılması yasağın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz (İYUK m.27/1)
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruAnayasa MahkemesiBaşvuru yollarının tüketilmesinden itibaren 30 gün (6216 s.K. m.47/5)Kanunda karar süresi yok; tedbir verilirse esas karar 6 ay içinde verilmezse tedbir kalkarBaşvuru kendiliğinden durdurmaz; tedbir istenebilir (m.49/5)

İdare Mahkemesi Davayı Reddederse Hangi Yollar Kalır?

İdare mahkemesi sınır dışı kararına itiraz niteliğindeki davayı reddederse kalan başlıca yol, Anayasa Mahkemesine bireysel başvurudur. 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır. İdare mahkemesinin kararı kesin olduğu için bu karar, tüketilen son yoldur.

Bireysel başvuru tek başına sınır dışı işlemini durdurmaz. Durdurma için başvuruyla birlikte tedbir talep edilir; Anayasa Mahkemesi, başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördüğü tedbirlere resen veya talep üzerine karar verebilir (6216 s.K. m.49/5). Y.T. kararında da Mahkeme, başvurucunun ciddi nitelikteki iddiaları üzerine tedbir talebini kabul ederek sınır dışı işlemini durdurmuştu. Tedbir kararı verilirse esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. Başvuruda yaşam hakkı, kötü muamele yasağı veya aile hayatına saygı hakkı gibi hem Anayasa'da hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınmış bir hakkın ihlali ileri sürülür (6216 s.K. m.45/1).

Anayasa Mahkemesinden de sonuç alınamazsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru gündeme gelir; başvuru süresi, 15 No'lu Protokol'le değişen Sözleşme m.35/1 uyarınca nihai iç hukuk kararından itibaren dört aydır. Mahkemenin İç Tüzüğü'nün 39. kuralı, telafisi imkânsız bir zarar riskinin yakın olduğu istisnai durumlarda geçici tedbire imkân tanır; sınır dışı dosyalarında bu talep, gönderilecek ülkede yaşam hakkına veya kötü muamele yasağına yönelik ciddi bir risk ileri sürüldüğünde gündeme gelir.

Dava sürerken ya da sınır dışı işlemi fiilen yapılamadığında yabancının hukuki durumu da önem taşır. YUKK m.46/1-ç, m.53'e göre yapılan işlemlere karşı yargı yoluna başvurulduğunda insani ikamet izni verilebileceğini düzenler. Sınır dışı kararı alındığı hâlde çıkış yaptırılamıyor veya ayrılma makul ya da mümkün görülmüyorsa m.46/1-b de aynı izne imkân tanır. Her iki hüküm de "verilebilir" der; izin idarenin takdirindedir.

Yedi günlük süre kaçırılmışsa hangi yollar açık kalır?

Yedi günlük dava süresi kaçırıldığında sınır dışı etme kararına karşı iptal davası artık süresinde açılamaz, ama bazı yollar açık kalır. İdari gözetimdeki yabancı, gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurabilir ve şartlar değiştiğinde yeniden başvurabilir (YUKK m.57/6). YUKK m.55'teki bir engel sonradan ortaya çıkmışsa idareye belgeleriyle bildirilir ve insani ikamet izni istenir (m.46/1-c).

Ağır bir hastalık veya menşe ülkedeki somut bir risk bu engellere örnektir. İdarenin insani ikamet talebini reddetmesi yeni bir işlemdir ve ayrıca dava konusu yapılabilir.

Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler İçin Sınır Dışı Kararı Farklı mı İşler?

Geçici koruma altındaki Suriyeliler için sınır dışı kararına karşı dava yolu, diğer yabancılardaki yoldan farklı değildir. Geçici koruma YUKK m.91 ve Geçici Koruma Yönetmeliği (Resmî Gazete 22/10/2014, sayı 29153) ile düzenlenir; yönetmelikte sınır dışı kararına karşı ayrı bir dava hükmü yoktur. Karar YUKK m.54'e dayandığından dava, tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde açılır.

Geçici korunanlar bakımından iki işlem birlikte gelebilir. Birincisi geçici korumanın iptalidir. Geçici Koruma Yönetmeliği m.8/1'deki hâller (ör. kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından tehlike oluşturduğu değerlendirilenler) sonradan anlaşılırsa koruma iptal edilir (m.12/2). Bildirim yükümlülüğünü mazeretsiz olarak üç defa üst üste yerine getirmeyenlerin koruması da valilikçe iptal edilir (m.12/3). İkincisi, korumanın sona ermesinin ardından alınan sınır dışı etme kararıdır.

Geçici korumanın iptaline karşı dava süresi kanunda ayrıca yazılı değildir. YUKK m.91 kanunun uluslararası korumayı düzenleyen üçüncü kısmında yer aldığından, aynı kısımdaki kararlar için m.80/1-ç'de öngörülen otuz günlük sürenin uygulanacağı düşünülebilir. Öte yandan bu iptal işlemine İYUK m.7'deki altmış günlük genel sürenin uygulanacağı da savunulabilir. Kısa olan otuz gün içinde dava açmak, iki okumaya göre de süreyi korur. Yönetmeliğin 6. maddesindeki geri gönderme yasağı ise geçici korunanlar için ayrıca güvence oluşturur ve davada dayanak olarak kullanılabilir.

Sınır Dışı Kararına Karşı Dava Açmanın Masrafı Nedir?

Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde dava açarken 2026 yılı için başvurma harcı 732,00 TL'dir. Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı tarifede maktu karar ve ilam harcı da 732,00 TL olarak yer alır. Bu tutarlar, 31/12/2025 tarihli ve 33124 (5. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 98 Seri No'lu Harçlar Kanunu Genel Tebliği ile 1 Ocak 2026'dan itibaren uygulanır.

Harçlara tebligat giderleri için yatırılan posta ücreti eklenir. Sınır dışı davasında yürütmenin durdurulması istenmesine gerek olmadığından teminat da gündeme gelmez. Harcı ve giderleri karşılayamayan davacı için İYUK m.31, adli yardım konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine yollama yapar. İdari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuran ve avukatlık ücretini karşılayamayan yabancıya ise talebi hâlinde avukatlık hizmeti sağlanır (YUKK m.57/7).

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru da harca tabidir (6216 s.K. m.47/2). Aynı tarifeye göre bu harç 2026 yılı için 6.024,10 TL'dir. Harç tutarları her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellendiği için 2027'de açılacak davalarda yeni yılın tarifesine bakılır.

Sınır dışı kararının maddi metni 6458 sayılı Kanun'un güncel hâlinde, sürelerin hesabı ve dilekçe usulü ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yer alır. Tebliğ tutanağındaki tarih, kararın dayandığı bent ve davanın açıldığının idareye bildirilmesi, kararın tebliğ edildiği ilk günlerde netleştirilmesi gereken üç bilgidir; yedi günlük süre geçtikten sonra bunların hiçbiri telafi edilemeyebilir.

Sık Sorulan Sorular

Deport kararına itiraz süresi kaç gündür?
Sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesinde dava açma süresi, kararın tebliğinden itibaren yedi gündür (YUKK m.53/3). Süre tebliği izleyen gün başlar; yedinci gün hafta sonuna veya resmî tatile denk gelirse izleyen çalışma gününün sonunda biter (İYUK m.8). Bu süre 24 Aralık 2019'dan önce on beş gündü; eski kaynaklardaki on beş günlük süre bugün geçerli değildir.
Sınır dışı kararına dava açılırsa yabancı sınır dışı edilir mi?
Dava açma süresi olan yedi gün içinde ve dava açılmışsa yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez (YUKK m.53/3). Bu koruma yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla geçerlidir; ülkeye dönmeyi kabul eden bir beyan korumayı zayıflatabilir. Davanın açıldığı, kararı veren valiliğe de bildirilir.
Sınır dışı kararına karşı dava hangi mahkemede açılır?
Dava, sınır dışı etme kararını veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır (İYUK m.32/1). Dilekçe, yetkili mahkemeye gönderilmek üzere herhangi bir idare mahkemesine, idare mahkemesi olmayan yerde asliye hukuk hâkimliğine, yurt dışında ise Türk konsolosluğuna da verilebilir (İYUK m.4).
Sınır dışı davası ne kadar sürer?
İdare mahkemesi, dosyanın tekemmülünden itibaren on beş gün içinde karar verir; dosya idarenin savunmasının gelmesi veya savunma süresinin geçmesiyle tekemmül eder (YUKK m.53/3). Ara karar veya duruşma gerekiyorsa on beş gün bunların tamamlanmasından sonra işler. Toplam süre bu yüzden dava açıldığı günden itibaren on beş günden uzun olabilir.
İdare mahkemesinin sınır dışı davasındaki kararına istinaf yolu açık mı?
İdare mahkemesinin sınır dışı etme kararına karşı açılan davada verdiği karar kesindir; istinaf ve temyiz yolu yoktur (YUKK m.53/3). Ret kararından sonra başvurulabilecek başlıca yol, otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvurudur.
İdari gözetim kararına itiraz nereye yapılır?
İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulur (YUKK m.57/6). Hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir. Kanun bu başvuru için ayrı bir süre öngörmez; gözetim şartlarının değiştiği iddiasıyla yeniden başvurulabilir.
Sınır dışı kararına dava açmak geri gönderme merkezinden çıkmayı sağlar mı?
Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde dava açmak tek başına idari gözetimi sona erdirmez. Geri gönderme merkezinden çıkış için idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine ayrıca başvurulur (YUKK m.57/6). İki başvurunun mercii ve sonucu farklıdır.
Sınır dışı kararı tebliğ edilmezse dava süresi başlar mı?
Yedi günlük dava süresi kararın tebliğinden itibaren işler (YUKK m.53/3); tebliğ edilmemiş bir karar için süre işlemeye başlamaz. Karar yabancıya, yasal temsilcisine veya avukatına gerekçesiyle birlikte tebliğ edilir (YUKK m.53/2). Tebliğ tarihi tutanaktan veya il göç idaresinden yazılı olarak öğrenilir.
Giriş yasağına karşı dava süresi nedir?
Giriş yasağı sınır dışı kararından ayrı bir işlemdir ve YUKK bu işlem için özel bir dava süresi öngörmez. Bu nedenle İYUK m.7'deki genel kural uygulanır ve dava yazılı bildirimden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde açılır. Mahkeme kararına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde istinaf yolu açıktır (İYUK m.45/1). Giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır; ciddi tehdit hâlinde en fazla on yıl daha artırılabilir (YUKK m.9/3).
Ülkeye dönmeyi kabul eden belge imzalayan yabancı dava sürerken sınır dışı edilebilir mi?
YUKK m.53/3, dava süresince sınır dışı edilmeme güvencesini yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla tanır. Ülkeye dönmeyi kabul ettiğini gösteren bir belge bu rıza olarak değerlendirilebilir ve güvenceyi zayıflatabilir. Uygulama yönetmeliğine göre idari gözetimdeki yabancının gönüllü dönüş talebi, 53. maddedeki süre beklenmeden gönderilmesine imkân verir. Kanun rızanın biçimini düzenlemediği için imzalanan her belgenin içeriği önceden anlaşılmalıdır.
Türk vatandaşıyla evli yabancı sınır dışı edilebilir mi?
Türk vatandaşıyla evli olmak YUKK m.55'te sayılan ve sınır dışı kararı alınmasını engelleyen hâller arasında yer almaz. Ancak aile hayatına saygı hakkı (Anayasa m.20, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.8) ve ikamet işlemlerinde aile bağlarını gözeten YUKK m.25/1 dava dilekçesinde dayanak olarak kullanılabilir. Evlilik ve çocuklarla ilgili belgeler dilekçeye eklenir.
Sınır dışı kararına karşı dava açmanın 2026 harcı ne kadar?
2026 yılı için idare mahkemelerinde başvurma harcı 732,00 TL, maktu karar ve ilam harcı da 732,00 TL'dir (98 Seri No'lu Harçlar Kanunu Genel Tebliği, Resmî Gazete 31/12/2025, sayı 33124 Mükerrer). Bunlara tebligat giderleri için posta ücreti eklenir. Harcı karşılayamayan davacı için İYUK m.31 adli yardım konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na yollama yapar.
Sınır dışı davası reddedilirse Anayasa Mahkemesine başvuru süresi nedir?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır (6216 s.K. m.47/5). Başvuru sınır dışı işlemini kendiliğinden durdurmaz; durdurma için tedbir talep edilir (m.49/5). Bireysel başvuru harcı 2026 yılı için 6.024,10 TL'dir.
Geçici koruma altındaki Suriyeli sınır dışı kararına nasıl itiraz eder?
Geçici koruma altındaki Suriyeli hakkında YUKK m.54'e dayanan sınır dışı kararına karşı da dava, tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde açılır. Geçici Koruma Yönetmeliği ayrı bir dava yolu öngörmez. Geçici korumanın iptali ayrı bir işlemdir; bu işleme karşı otuz gün içinde dava açmak, süreye ilişkin iki okumaya göre de hakkı korur.
#YabancılarveVatandaşlıkHukuku #Hukuk

Yorumlar

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.

E-posta adresiniz yayımlanmaz. Ayrıntılar: KVKK Aydınlatma Metni.